Denizevleri 212. Sokak No:7 Atakum/SAMSUN
+90536 973 4679

Son Söz!

Görsel Yok

Kur’an’da yer alan aşağıdaki pasaj, Kutsal Yazılar ile ilgili olmak üzere Yahudi ve Hıristiyanlara karşı bir tavır sergiler (Bu pasaj, sözkonusu Kutsal Yazıların kalıcı bir tarzda bozulmaya başladığını ima etmez.)

[Ey Ehl-i Kitap! Neden Hakkı batılla kirletiyorsunuz ve bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz? Kur’an 3:71]

Kaynağına ne kadar itibar ederse etsin bir Yahudi ya da Hıristiyanın bu uyarıya kulak vermesi iyi olur. Ancak bu ihtarın sadece Yahudilerle Hıristiyanlara uygulanması, yalnızca onların kutsal kitaplarına atıfta bulunulması ve sadece onların ilk yazıldıkları zamanla sınırlı tutulması acaba geçerli midir? Yoksa, bu uyarının bu boyutların ötesinde de geçerli olabileceği bir uygulama alanı mevcut mudur?

Geçmişe yönelik olduğu kadar, şimdiyi de içeren, Yahudi ve Hıristiyan kutsal kitapları kadar Kur’an’a da işaret eden, Müslümanlar da aynen Yahudi ve Hıristiyanlar kadar kasteden bir taraf olamaz mı?

Her toplum, özellikle de kendi imanının savunusunun coşkusu içinde bile tövbe ve pişmanlığa olan ihtiyacını hissedebileceği gibi, Tanrı’nın merhameti adına en az kendi inancı kadar diğerlerinin inançlarını da daha derinliğine anlama gereğini hissetmelidir.


Yukarıdaki Grekçe metin, İncil’in M.S. 4. yüzyıla ait en önemli el yazması nüshalarından biri olan Sina Dağının eteğindeki bir manastırın kütüphanesinde keşfedilen Kodeks Sinaitükus’tan alınmış iki sayfadır.

Yukarıdaki sayfa İncil’in 200 yıllarında yazılmış bir kopyasından alınmıştır. Genellikle p46 olarak bilinen 2. Chester Beatty Papirüsünden alınan bu sayfa Galatyalılar 6:10-18 ve Filipililer 1:1’i içerir. Papirüs’ün bu bölümü Dublin’deki Chester Beatty Kütüphanesi koleksiyonundadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir